Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bölge uzmanlarının bir çoklarına göre Azerbaycan Cumhuriyeti güney Kafkas bölgesinin en büyük ülkesi olarak özel bir duruma haiz konumda. Bir taraftan Azerbaycan devletine muhalif partilerin hükümete itirazlar, bir taraftan da başta Azerbaycan İslam Partisi ve İslami teşekküllerin devlet politikalarına karşı yükselen itirazları ve protestolarının artması Bakü devletini endişelendirmektedir.
Azerbaycan devleti bir taraftan demokrasi naraları atmakta öte yandan muhaliflerin ve devlete tepki gösterenlerin en küçük bir istek ve talebine karşılık vermemektedir. Bakü devletinin Azerbaycan İslam Partisine karşı yıkıcı sert tutumu buna bir örnektir.
İslam Partisinin ilk genel başkanı yıllarca Azerbaycan zindanlarında ruhi ve cismi işkencelerin ardından geçtiğimiz aylarda vefat etmişti. Şimdiki İslam Partisi başkanı da aynı şekilde şu anda Azerbaycan zindanlarında günlerini geçirmektedir.
Azerbaycan devletinin asıl korkusu ülkede yaşayan İslami yüzler ve İslamcılar olasına rağmen, ülkedeki liberal ve gayri dini kişilere karşıda iddia ettiği demokrasi ve insan haklarına riayet etmemektedir.
Azerbaycan devletine muhaliflerin dünyanın çeşitli yerlerinde sığınmacı, sürgün… hayatı yaşaması bu ülkenin muhaliflere karşı tutumunu ortaya koymaktadır.
Karabağ Kurtuluş cephesini oluşturan Ruşen Cevadov ve Mahir Cevadov gibi iki komutan Karabağ’ın kurtuluşu için sözde değil özde mücadele vermiş ve bunun için halk gücünün kurulması için çabalar sarf etmişlerdi, ancak bu iki kişi Azerbaycan devleti tarafından oldukça yoğun baskılara maruz kalmışlardı.
Ruşen Cevadov, 1951 yılında Azerbaycan’ın Rayon şehrinde dünyaya geldi. 1973 yılında bu ülkenin üniversitesinde tıp bölümünden mezun oldu. 1976 yılına kadar Azerbaycan içişleri bakanlığı hastanesinde doktor olarak görev yaptı. 1976 yılında askeri akademiye katıldı ve 1980 yılında mezun oldu.
Ruşen Cevadof, Karabağ savaşında Karabağ Gönüllü Savaşçıları Komutanlığını üstlendi. Ona göre eğer Azerbaycan devleti bu gönüllü savaşçıları desteklerse Karabağ’ı geri alabilirlerdi. Lakin Azerbaycan devleti bu grubun başta İran’la bağlantısını göz önüne alarak çeşitli delillerden dolayı bu grubun çalışmalarının devamına yanaşmadı.
Yüzlerce gönüllü savaşçısı olan Ruşen Cevadov’a göre eğer Karabağ’da ateşkes yapılırsa Karabağ’ın ebedi olarak ülkeden ayrılacağı anlamına geliyordu.
Ama Haydar Aliyev, hükümetini sağlama almak için ateşkese şiddetle ihtiyaç duymaktaydı! Bu konu Haydar Aliyev’le Karabağ Gönüllü Savaşçıları ve komutanı Ruşen Cevadov arasında ihtilâfa sebep oldu. Bundan dolayı Azerbaycan cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, 1995 yılında orduya savaş halinde oldukları Ermenistan yerine Bakü’deki Karabağ savaşçıları gönüllülerinin merkezine saldırma emri verdi! Ruşen Cevadov, bu saldırıda yaralandı, ancak hastaneye kaldırılmasına karşı çıkıldığından!! Sonunda ülkesi için cephede şehadet arzusuyla yanan bu yiğit Bakü’de öldürülerek şehit oldu.
Ruşen Cevadov, şöyle demiştir: “Haydar Aliyev, cumhurbaşkanlığı yeminini ettikten sonra benden resmi olarak görüşme talebinde bulundu. Benden Karabağ’ın kurtarılması için ne gibi projelerimin olduğunu soracağını bildiğimden bir klasör içinde hazırladığım planlarımı yanıma alarak Cumhurbaşkanlığı köşküne gittim.
Haydar Aliyev, bana masasının üzerinde bulunan klasörü işaret ederek (bu kapalı klasör İsrail’den Türkiye’ye oradan da Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına gönderilmişti) şöyle dedi: “Senin İran’la olan ilişkilerinden haberdarım. Bundan sonra İran’la olan tüm ilişkilerini bitireceksin. Bizim İran’ın yardımlarına ihtiyacımız yok! Ben eğer Karabağ’ın İran’ın yardımıyla kurtarılacağını bilsem bile onu kendi ellerimle Ermenistan’a teslim ederim! Karabağ, temel bir sorun değildir, en kısa zamanda kendi kendiliğinden çözülecektir. Bizim savaşımız İran’ladır, bizler kendimizi İran’la savaşa hazırlamalıyız. Bizim asıl düşmanımız Ermenistan değil, bilâkis farslardır!”
Ruşen Cevadov’un kardeşi Mahir Cevadov, o zamanlar Bakü savcılarından ve aynı zamanda Karabağ gönüllü savaşçıları üyelerindendi. Kardeşinin öldürülmesinin ardından batıya kaçarak Bakü devletinin gizli planlarını deşifre etti. Mahir Cevadov, şu anda Avusturya’da yaşamaktadır.
Geçtiğimiz aylarda vefat eden eski Azerbaycan İslam Partisi Genel Başkanı Hacı Ali İkramov’un ölümünden dolayı, Erdebil Cuma İmamı Ayetullah Amuli, Karabağ savaşının söylenmeyenlerini ortaya koyan bir mesaj yayınladı. Mahir Cevadov, bu mesajda anlatılanları doğrulayarak İran’ın Karabağ savaşında Azerbaycan devletine yönelik askeri yardımlarını dile getirerek şunları kaydetti: “Bana göre Azerbaycan devletinin eski yetkilileri Karabağ’ın Ermenistan’a sunulması için çaba sarf etmekteydiler!”
Ruşen Cevadov’un öldürülmesinin ve Karabağ gönüllülerinin dağıtılarak üyelerinin tutuklanarak hapse atılmasının!!! üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen, henüz bu savaşçıların akıbetinden haber alınamamaktadır!!! Ruşen Cevadov’un çalışma arkadaşları sanki bu ülkede hiç yaşamamış gibi ortadan kayboldu. Uzmanlara göre Azerbaycan devleti eğer bu gönüllü gruptan Karabağ’ın kurtarılması için yararlanmış olsaydı ülkenin kaybedilmiş % 20’lik toprakları kurtarılmış olacaktı.